Röportaj: Japon Müziği ve Sanatları Derneği Başkanı Ayşegül ATMACA

 

Atsuko Suetomi ve Ayşegül Atmaca
Atsuko Suetomi ve Ayşegül Atmaca

Bize Japon Müziği ve Sanatları Derneğinin kuruluş sürecinden bahsedebilir misiniz?

2014 yılının başlarında, Japonya’da yaşamış ve/veya Japon kotosu çalmakta olan bir grup arkadaşımızla Japon müziğini Türkiye’de tanıtmak amacıyla bir müzik topluluğu oluşturmuştuk. Bu topluluğun öncülüğünü Japon Koto Sanatçısı aynı zamanda da Hocamız olan Sayın Atsuko Suetomi yapmıştı. Toplulukla Türkiye’nin birçok yerinde konserler verdik. Ancak, topluluk olarak imkanlarımız çok sınırlı kaldığı için maalesef birçok projemizi de gerçekleştiremedik. Bu arada Türkiye’de Japon sanatı üzerine kurulmuş yeterince dernek olmadığını fark ettik. Böylesine derin bir birikime sahip Japon sanatını ülkemizde daha geniş kesimlere tanıtabilmek ve böylelikle iki ülke halkının dostluğunu pekiştirebilmek amacıyla da 2017 yılında Derneğimizi kurduk.

 

Başkanlık kimliğinizi bir kenara bıraktığınızda Japonya’nın sizin için ne temsil ettiğini ve bu yolda ilerlemeye sebebiyet veren şeyin ne olduğundan bahsedebilir misiniz?

2009-2013 yılları arasında Tokyo’da Kültür ve Tanıtma Müşavirliği görevinde bulundum. Bu tayinimi duyduğumda önce biraz şaşırdım ve biraz da çekindim doğrusu. Çok farklı bir kültür, çok uzak bir ülkeydi; acaba yapabilir miyim endişeleriyle görevime başladım. Ancak, Japonya benim hayatımın dönüm noktası oldu. Bu görevle öyle bir kapıyı aralamıştım ki arkasında bambaşka bir dünya vardı. Japonya’yı anlatmaya kelimeler yetmez ama özetle şunu söyleyebilirim: Japonya her şeyden önce bir “saygı” ülkesidir. İnsana, hayvana, doğaya, kısaca hayatın bütün bileşenlerine büyük saygı duyulur. Bu saygı beraberinde değer verme ve korumayı getirir. Özellikle doğanın, tarihin nasıl büyük bir özenle korunduğunu hayranlıkla izledim Japonya’da. Öte yandan çalışmak ve üretmek sonsuz bir anlam taşır Japon insanı için. Eğer yaptığınız işe gönül verip özenle yaparsanız her zaman bir şekilde takdir edilir, mükafatlandırılırsınız. Sanat ise hayatın ta kendisidir Japonya’da. Gündelik hayatın her alanında yaratıcılığı görmek, estetiği yakalayabilmek, duygu ve düşüncelerin sanatla yayılma kanallarını izlemek beni derinden etkilemiştir Japonya’daki hayatımda. İşte bütün bu duygularla Derneğimizi kurarak burada görüp yaşadıklarımızı ülkemizdeki insanlara da tanıtabilmek istedik.

 

Bir yazar ve Japon kültürü meraklısı olarak dikkatimi çekti. Derneğinizin kütüphanesi mevcut. Ne tarz eserleri bulunduruyorsunuz? Katkı sağlamak isteyenler ne yapabilirler? Ya da kütüphanenizden yararlanmak isteyenler sizlere nasıl ulaşabilirler?

Bildiğim kadarıyla Türkiye’de sadece Japon sanatı alanında eserler barındıran özel bir Kütüphane yok. Biz de Japon sanatını odak alan bir sanat kütüphanesi yaratmayı hedefliyoruz. Derneğimiz çok yeni kurulmuş bir dernek. Bu nedenle kullanıcıya açık hale gelebilecek bir birikime henüz ulaşamadık. Üyelerimiz, takipçilerimiz ve hayırsever vatandaşlarımızdan temin edebileceğimiz kütüphane materyalleriyle kullanıcıya da açık bir kütüphane olabilmeyi çok istiyoruz. Bu noktada hangi dilde olursa olsun sanat kitapları, Japon sanatı kitapları, video, dergi, harita, ses kaydı vd kütüphane materyaliyle ilgili bağışları kabul etmekten mutluluk duyacağız.

 

Japonya'nın Türkiye Büyükelçisi Akio MIYAJIMA, Koto Sanatçısı Atsuko SUETOMİ, Japon Müziği ve Sanatları Derneği Başkanı Ayşegül ATMACA
Japon müziği denildiğinde taiko ve koto, Japon sanatı denildiğinde ise İkebana Japonya severler arasında ilk akla geliyor. Ancak, bir de Japon sanatları denildiğinde aklımıza Noh ve Kabuki tiyatroları geliyor. Daha önce Türkiye’de Japon tiyatrolarının tanıtımına yönelik bir çalışma yapıldı mı? Ya da sizin bu konuda bir çalışmanız mevcut mu?

Noh ve Kabuki tiyatroları dünyanın en eski en köklü geleneksel tiyatroları arasındadır. Japon sanatıyla ilgili çalışmalarımızı yürütürken özellikle bu tiyatroları da tanıtabilmeyi çok istiyoruz. Aslında covid 19 salgını başlamadan önce Noh tiyatrosuyla ilgili çok özel bir projeye başlamıştık. Proje belirli bir aşamaya kadar gelmişti fakat pandemiyle ilgili geldiğimiz nokta bu projeyi yürütebilme imkanlarımızı “en azından şimdilik”sınırladı. Salgın son bulduğunda ya da en azından riskleri minumum seviyeye indiğinde bu projeye devam edebileceğiz.

 

Şimdiye kadar ülkemizde Japon Müziği ve Sanatları Derneği olarak birçok seminer ve etkinliğin gerçekleştirilmesine ön ayak oldunuz. Covid 19 sebebiyle artık birçok seminer ve etkinlik dijital ortamda gerçekleşiyor. Sizin de 2020 ve 2021 programlarınızda dijital etkinlik bulunuyor mu?

Aslında hemen pandeminin başlarında Derneğimiz olarak iki çok özel etkinlik gerçekleştirdik. Biri kurucularımızdan Sayın Atsuko Suetomi’nin Koto konseriydi. Diğeri de Derneğimiz Genel Sekreteri İkebana Sanatçısı Sayın Neslihan Noyan’la İkebana hakkındaki söyleşimizdi. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu felaketin en yakın zamanda bitmesini ve yine eskisi gibi “insan insana” temaslarımızı kurabilmeyi temenni ederek, 2020 ve 2021 yıllarında dijital projelerimizi de üretmeyi sürdüreceğiz.

 

Derneğinizin üyeliği bütün Japon kültürünü sevenlere açık mı? Derneğinize destek olmak isteyenler nasıl katkı sağlayabilirler?

Sanat evrensel bir dildir. Toplumları anlama, birleştirme, dolayısıyla da Dünya barışına katkıda bulunmanın en önemli yollarından biridir. Derneğimiz de bu emeli taşıyarak kapılarını Japon kültürüne ve sanatına ilgi duyan herkese açmaktadır. Derneğimizi tanımak, üye olmak ve destek vermek isteyenler Derneğimiz internet sitesinin aşağıdaki linkini inceleyebilirler: http://jmsder.com/

 

My Instagram

6_Jpop CDJapan
Copyright © Ö.Burcu Öztürk. Made with by OddThemes